25 Ekim 2010 Pazartesi

Bir Son Daha...

Bir ayrilik sarkisi sec, sessizce cal benim icin. Yuregim ellerinde, oylece kal benim icin. Ibo soylesin, ben aglayayim. Bir "game over" daha. Bir yara daha ruhumda. Biliyordum yurumeyecegini, biliyordum olmayacagini ama yinede guzeldi inanmak. Inaniyor gibi yapmak. Ama olmayinca olmuyor iste...Olmayinca olmuyor!

Bir kere daha denedim eski sevgiliyi E.yi. Bu sefer guzel olacakti hersey, yer yoktu hayal kirikligina. Bitti iste. bana dusen biraz Ibo dinlemek, biraz Keith Richards. ben denedim en azindan. Asil kaybedenler denemeyenler...Olmayinca olmuyor Anilcan, dedim kendi kendime, Bosverrrrr,,,,Bosverrrrr....Her ne kadar soylendiginin aksine kolay degilse de yasamak. Asktan olunmuyor!

Yalan dunya iste, askatan olunecek gibi oluyor da kimse olmuyor. bisey olmaz yda atlatmak gerekiyor iste. Aslinda atlatilmiyor da, aman neyse ne. Bisey olmaz yani.

Ve son verirken satirlarima, haydi bunu dinleyelim sarkiyi,,,Gerisini de siktir edelim zaten. Dedim ya, olmayinca olmuyor...

http://www.youtube.com/watch?v=VeiWOR7atdA

16 Ekim 2010 Cumartesi

Umuda Yolculuk

Bir umut daha son buldu. Bu da buraya kadarmis. Cantalar toplandi, basladi yolculuk. 19 yasindan beri, umuda yolculugum devam ediyor dunyanin farkli yerlerine. Bir gun Amerika oluyor bu adres, bir gun Hong Kong. Ha yazdiklarim melankolik gelmesin kulaga, vazgecmedim; vazgecmeyecegim hayallerimden. Gittigim gun, suresi biten pasaportumu uzatiyorum, Schengen vizesine basvuruyorum. Belcika cika cika'ya gidiyorum...Eski sevgiliye...Arsivin tozlu raflarina...Baska gidecek bi yerim var da gitmedim mi? Beni kabul eden herkesin yanina gidiyorum valla. Resmen, yurt disinda yasayan madur edebilecegim birini ariyorum kendime, maddi manevi somurebilecegim. Cok sukur 4 ayi da buralarda gecirdim, I.'nin konaklama ve ekonomik sponsorlugunda. I. aplam olur bu arada, karsi cinsten biri degil malesef. Ha insan kiz kardesini tokatlar mi, bu islerin bir rajonu yok mu? var ama napayim, rajon gorecek durumda degilim. Istemiyorum ulkem topraklarina donmeyi, istemiyorum. Itten kacar gibi kacip kurtulmak istiyorum oradan. Insan, bi yerde tutunamaz mi ya? Bence, benim durumuma artik birlesmis milletler olur, uluslararasi goc orgutu olur, bi care bulunmali. Sayin yetkili, yigenim, aloooo...Sesimi duyan var mi?

Valla, hic bi sey umrumda degil. Tek derdim,o ulkede yasamamak. Bulgurumu, salcami basarim cantama, duserim yeni bir ulke yoluna. Hayatta hic ama hic bir seyden korkmam ki insanin kafasinin cok calismamasinin en iyi tarafidir, olaylari rasyonelize edemedigin icin, sonuclari da dusunemezsin. Bana Belcika'da olur, Tuvalu'da; hic farketmez. Her yerde kendim gibi nali kirik uc bes arkadas edinirim, bazen overdoz, bazen ekonomik imkanlar dahilinde ickimi icerim, ne bulursam onu yerim ki yemek cok aradigim bisey degildir. Sinirli ekonomik imkanlarimi icki ve sigaradan yana kullanmayi tercih ederim.

Burda da oyle oldu. Kendim gibi ipsiz sapsiz, tutunamayan, ordan burdan toplanmis arkadaslarim oldu. Sabahlara kadar dansettim, sarhos oldum, sokaklarda gezdim. ben bu sehri cok sevdim.

Ben hayata tutunmus, sistem insanlarindan, evli barkli aile insanlarindan hoslanmiyorum. Hep kaybedecek bir seyleri var. Bence iskaliyorlar hayati.Ha cok sukur, yuce rappim de sesimi duyuyor sanki de bisey vermiyor. Minik yavru, bide kaybetme korkulariyla bogusmasin diyerekten. Bence hayat hesap vermemek demek, kaybetme kayginin olmamasi demek. Belki de ben yonetemiyorum kaygilarimi. Ailem olmasindan bile son derece rahatsizim. Uzerimde surekli bir, koruma kollama,aman bisey olmasin, uzulmesinler ruh hali var. Kimseyle ve hic bir seyle bagim olsun istemiyorum. Istanbul yanmis desinler. Sikime kadar...diyebilmek icin Istanbul'da ne evin, ne araban ama en onemlisi sevdigin insanlar olmamasi gerekiyor. Iste o gun ozgursun. Bizim topraklari sevmememin nedeni o. Ozgur olamiyorsun. Ruheni gectim, Turk pasaportuyla nereye kadar gidebilirsin ki? Turk pasaportuyla vizesiz gidilebilen yerleri secerken sanirim, vatandadasa ekonomik kolaylik olsun diye dusunulmus. Tuvalu, St. Belize, Uganda ve benzeri, Gidis donus bileti almana gerek yok dayi, sen bi git, donuse Allah kerim, kelle koltukta turizm. Kuvvetle muhtemel ya darbe olur oralarda, ya tifo olursun, o da olmadi yilan ciyan neyim bisey sokar. Bi sekilde donemezsin ki ben destekliyorum bu yaklasimi. Nufus seyreltme projesi. Ha vizesiz ulkeler kategorisinde Japonya var zaten bi eli yuzu duzgun. Onu da, yerseee diye dusunmusler heralde...Ama sunu dusunmemisler, benim gibi bi suursuz ucuz bilet buldum diye atlar gider, sonna iki sehir arasinda tren biletini, ucak biletinden pahaliya alir. Avladi gali Japon beni, birakir mi opmeden? Ben bi anlayamiyorum derin iktisadi bilgilerime ragmen, onlar o kadar parayi nerden buluyor? Iyi dayak yemiyolar. Sahsen, ben azicik sosyal destek bulsam, 120 Euro'ya 1 saatlik tren biletini satan adami doverim. Bence dovulmeli ama..Insanda ar, haya bisey olur be. Bak aklima geldi dellendim yine. Neyse, Allah yuzume bakti da orada kredi kartim calismadi. I.'ye cakip gectim vallahi. Ben sana sonna oderim dedim. 2 kisi gidis gelis muhtemelen bir aylik maasi falandi o zamanlar. Ki, ben de asla odemedim. Hatta konuyu da acmadim daha. Cok da uygun bi yerimis Caponya der gecerim, Oralara giderseniz muhakkak trenle seyahat edin, diye de eklerim.

Kendime zaman verdim. Bu yil sonuna kadar boyle yasayacagim. Sonra, gozden gecirecegiz hayati. Ha, hayatin da cok gotundeymis benim planlarim. O ayri konu!

Komik bir haber. Bugun pazar, tez danismanim yuksek lisans tezimi carsamba gunu teslim etmemi istedi. Ben sadece, tabiki hocam dedim. Denecek baska bisey yok zaten. Bi siktir git isine denmez yani, hayir denebilir de kendisi cok sevdigim bi insandir. Akli salim bi insan nasil boyle bisey soyler?

Neyse, Cevat Kelle Hong Kong'dan bildirdi. Hic umudun bitmedigi bir yerlerde goruselim diyecegim ve arkasindan elimi belime koyup, gokyuzune bakarak bir mesaj verecegim. Bi umudumuz da gercek olsa artik diyorum...Yetkili merciye ulasmistir umarim!

6 Ekim 2010 Çarşamba

Benden Gecti Ask

Guleyim mi, aglayayim mi bilemiyorum. Icip icip eski sevgilimi aradim. Beni birakip gideni, hani sozler verip asla tutmayan, ruh hastasi olan falan filan. Cok sukur benim portfoyumde,bir insanin ruh hastasi olmasi belirleyici bir ozellik degil ancak ortak ozellik olur. O yuzden biraz daha spesifik tanim yapalim. Yalanci, ruh hastasi, kisiliksiz, vizdansiz ve zalim olan diyelim.

Her neyse, ben icip icip bunu aradim. Numarayi nereden buldum? Ismini google ettim. Arabasini satiyormus, sahibinden.com gibi bi siteye ilan birakmis. Zaten daha once de asessiz telefonlarla taciz ettigimi yazmistim. Neyse, bu sefer konustum, ben Anil deyip kapattim ilk once. Iki gece sonna, aradim konustuk. Bunun, evlat edindim dedigi, uzun yillar once olen ablasinin cocuklari vardi. Cocuk dediysem essek kadar insanlar yani, benle falan yasitlar. Bunlarin biri Avustralya'da yasardi.Cocugu olmus ve tabiki evli degil. Ama kiz arkadasi uyusturucu bagimlisi oldugu icin, cocugu Belcika'da dogurup Avustralya'ya geri donmus. E, babanin da isi gucu yok duzenli. Bebek de kalmis benimkinin eline. Baba gidip arada bi part time calisiyor, benimki de gunduz cocuga bakiyor. Adamcik, cocuktan torunum diye bahsediyor. Gozumuz aydin yani, sevgilimin torunu oldu.

Hala ayni adam. Asla tutulmayacak olan sozler, yalan ve dolan...Neyseki, ayni kalp ikinci defa kirilmaz. I. bana diyor ki, Anilchan sakin bir delilik yapip bu adama inanma. Len inansam n'olur? Kaybedecek bir sey mi var? Zaten, ne is var ne guc. Kariyerimi biraktim senin icin, diyemem. Ortada bir kariyer yok. Cocuk da yaparim, kariyer de desem, erken menapoz var. Zaten aylardir regl olmuyorum, cocuk yapmak gibi bi olasiligim da yok. Para yediremem, kendi yiyecek param bile yok. E daha ne?

Seviyorum, kaybedecek birseyi olmamayi. Insan bi hafif oluyor, rahat oluyor. Iyi bi isim gucum varken, param varken boyle degildim. gergindim, kaybetme korkularimi yonetemiyordum. Iyi kiyafetlerim, kuafor derdim, kuru temizlemeci, temizlikci derdim vardi. O yuzden cok seviyorum yeni hayatimi. Ayni sort ve tshirt'i giyiyorum on gundur. Birikince yikanacaklarim I.'nin evine atip geliyorum. I.'yi tokatliyorum arada. Insan kardesini tokatlar mi? Bence tokatlar, tokatlanacak kimse yoksa...

Du bakalim I., tum cabam seni kurtarmak. Arsivin tozlu raflarina dondum bakalim...

Buralarda, benim ne bi sevgili, ne de erkek bir arkadas bulmam soz konusu degil. Ha, cuma cumartesi gecesi sabah besten sonna herkes sevgili. Sikaktaki kediyi bile duzebilir yani kanimca sokaktaki beyaz derili adamlar. Soyle bir cikarim yaptim. Rusya ve diger dogu bloku ulkeleri zaten sampiyonlar ligi, bize ekmek cikmaz, Asya'da mumkun degil, sirf Asyali kiz icin gelen adamlar var. Guney Amerika, zaten herkes oralara efsane latin kadinlarinin pesinden gidiyor. Ben anca, Avrupa'da white trash denilen, gelir seviyesi dusuk, az egitimli, saat 19.00 itibariyle zom, ingilizce ogretmeni bi adam bulurum. Alt kumede topumu kostururum. Ha o da mumkun degil, oralara gidecek vizem yok. Elde var sifir...Son durum budur...

3 Eylül 2010 Cuma

Eskimis Asklar

Cok komik, deli karinin tekiyim ben. Iki gun, insan gibi yasadim, gun yuzu gordum ya, hemen aranmaya basladim. Ilk is, eski sevgili adaylarindan birini aradim. Ki bence, kendisi delimsek, yari sizofren, paranoyak bi arkadastir. Ha bu teshisleri ben koydum, resmi bir teshis yok yani bir uzmandan. Neyse, adamin telefonu degismis, bezmedim sirketini aradim, yeni numarami biraktim. Adam sallayip aramadi, ikinci defa tekrar aradim, asistanina sordum, kendisine ilettiniz mi mesajimi diye. Bu arada, abimizin agir cezada yargilandigi gunler olmustu. Aceba yeniden mapusa mi girdi diye dusundum. Yok yani mapusa girdiyse, gerekirse adli olarak giricem olaya kafaya koydum bir kere. Sanirim burdan anlasilabilir, takildigim adamlarin kalitesi. Kader mahkumu diyelim...

Yeni telefonuma, ozel numaradan aramalar geliyor. Artik bir sapigim var. Bence, ta kendisi...Cok mutluyum cok. 30 yasina geldim de, bi sapigim bile olmadi bugune kadar. Calistim, cabaladim kendime yeni bir sapik yarattim. Miras degil alinteri....

Eski, daha da eski bir sevgilim olmustu. Ama hakikaten cok eskilerde. Onu da aradim, kendimce havami attim. O da mail gondermis, hep ozlendigini bil diye. Ulen adi serefsiz, pezevenk, deyus zamaninda niye kiymetimi bilmedin diyecektim de, cok onore oldugum icin acmadim agzimi.

Aaa, daha da onemlisi en guncel olan, canimi yakan, anami siken adami da aradim. Konusmadim da yani, onun sesini duydum. Eski defterleri kapatmak icin gerekiyor sanirim bu. Gerci uc kadeh saraptan sonna tum eski defterler tekrar acilir bence ama yine de, ohhhhh, sefam olsun. Hepsini afise edicem bu adi serefsizlerin. Yine de dilimde bir sarki bugun,

All I wonna say is that, they dont really care about us.....

2 Eylül 2010 Perşembe

Gecmiste Yasamak Uzerine

Gecmiste yasanmiyor evlat..Tum hatam budur belki. Gecmiste yasamak ama hep gecmiste. Gecmiste yasanan, tekrarlayan aksiliklerin yeniden yeniden karsima cikacagini sanmak. Ama gecmiste yasanmiyor. Aniden, isik hiziyla, bir anda aklima dustu. Sanki bir aydinlanmaydi. Hersey iyi olacak sacmaliklarinda degilim. Ama gecmiste yasanmiyor. Atalariyla gurur duyan, ama bugun geri kalmislik endeksinde Afrika ulkeleriyle ayni kulvarda olan salaklardan ne farkim kalir ki o zaman. Sen kendinden ibaretsin. Tabiki cok uzucu, birilerine yuru ya kulum diyen evrenin,( donem donem uc ya kulum, bosver yuruyerek vakit kaybetme dedigi insanlara ve onlarin turlu dangaliklarina sahit olmusumdur, ki bu apayri bir yazi konusu olur) digerlerini bu kadar hirpaliyor olmasi. Hatta uzucuden ote, sinir bozucu. Cok cok kizginim ben zaten herseye.

Birgun demistim O.ye, soyle bir tanrinin yakasindan yapissam, Neden desem, silkelesem hirsim gececek. O.'nun cevabi, Anilcan ya silkeleyecek, yakasina yapisacak kimse yoksa n'olacak?

Yasayalim, gorelim...Baska gercek yok! Yasiyor olmaktan baska gercek yok. Kronik umutsuzluk teshisi koydum kendime. Ama napayim, icimden boylesi geliyor. Tamam, kendim yapi olarak depresif bir modelim ama durup dururken de bu kadar sizlaniyor olamam heralde. Neyse...Birak, bu konu da daginik kalsin, diger bir cok konu gibi...

Olmainca olmuyor, kismetten ote gitmiyor gibi gercekleri kabul ettim yas kemale erince. Hakikaten, olmayinca olmuyor.

Aman diyorum kendime, aklini siktimin salagi sana mi kaldi bunlari dusunmek? Yuru git isine deveeeee!

27 Ağustos 2010 Cuma

Yorgunum Dostlarim...

Yorgunum dostlarim, yorgunum artik. Vefasiz yillara darginim artik a dostlar. Kolum tutuldu, sag omzum iptal, kanal tedavisi yaptirdigim disim iltihap kapti. Ben Hong Kong'dayim ve sigortam yok. Susuyorum, bazen susmak gerekiyor, susmaktan biktim. Biktimmmmm diye ciglik atmak istiyorum. Sanki bir ciglik alip goturecekmis gibi herseyi, sanki bir ciglik icimdeki nefreti, ofkeyi, darginligi, umitsizligi alip goturecekmis gibi. Sanki bir sinir krizi gecirsem, sovsem, savsam, aglasam, cigrinsam, hersey geride kalacak gibi. Firtina oncesi sessizlik bu, onu da biliyorum. Bir adim gerisindeyim isyanin, cinnet gecirmenin...Sadece bir adim. Belki de coktan astim o siniri, bilemiyorum. Cok canim aciyor cok!

Savruluyorum, sadece savruluyorum ordan ora. Bana ait olmayan bir hayat bu. Ben bu degilim, boyle degilim. Hayat boyle iste. Sen hayaller kurarken basina gelenler. Sans diye birsey var, birilerini alip sinifin en arka siralarindan en one atarken, digerlerinin hakettiklerini bile elinden aliveriyor. Yillar yili yolunu bekledigim, gozunun icine baktigim, dokunurken titredigim adami, her sabah, kosarak gittigim, gece yarilarina kadar bikmadan usanmadan calistigim isimi aliverdi elimden. Bundan 4 yil once neler hayal ederdim. Deli gibi asik oldugum bir adam, deli gibi asik oldugum bir isim vardi. Bugune bak...Sadece bir kere daha, siyah elbisemi, kirmizi ayakkabi giyip, kivircik saclarimla o adama kosmak isterdim. Hesabi odemek isterdim, bilsin ki benim de maddi bagimsizligim var diye, bir kere daha tobul ellerine dokunmak, kokusunu icime cekmek isterdim. Olmaz biliyorum ama ben yine de cok isterdim. Bir kerecik daha...Dilimde bir sarki oldu gercegim.

Giderek aci vermez biten seyler
Kayitsiz bir razi olus baslar
Aldirma deli gonlum, giden gitsin sen sarkiar soyle icinden bosver

http://fizy.com/#s/1lril6

26 Ağustos 2010 Perşembe

Yeni Hayat


Hadi yeni hayatimi annatayim. It gibi sabaha kadar sokaklarda icki icerek, kariya kiza bakarak geciyor geceler. Hic yeni birsey yok. Bir iki is kovaliyoruz, hepsi son asamada. Bakalim, gorecegiz. Hi deyince olmuyor bu isler.

Yinede cok guzel Turkiyede yasamamak. Hic ama hic ozlemiyorum vallahi. Sadece arkadaslarimi ozledim, onlar da bu berdus hayatina cok kolay uyum saglarlar zira. Babam olsa ne derdi, berdusun arkadasi berdus olur.

Icki cok ucuz, sigara pahali. E., yeni ev arkadasim kendisi, cok komik ya. 30 yasinda geldigim noktaya bakin, evde kaldim, bir ev arkadasim var, belirli bir isim yok, sabahlara kadar bar pavyon geziyorum. Her genc kizin ruyasi :-))

Sonum ne olur sorusunun cevabini dusunmekten yoruldum. Bir de boyle yasayayim bakalim hayati. Bu vakte kadar hep sorumlu, gercekci, caliskan bir insandim. Son duragim, 30 yasinda Hong Kong pavyonlari oldu. Bakalim boyle kaygisizca yasarken son durak ne olur? Kesinlikle kaygiliyim, cok cok kaygiliyim ama bir seyi biliyorum artik, sen secemiyorsun bicok seyi. Hayat seni alip goturuyor, tamamen sanstan ibaret bence hayat. O olmayinca olmuyor, sen parcala kendini. Amannnn, ne olacaksa olsun....
Asagidaki de, bugunun sarkisi olsun. kral fm sekli Hong Kong'lu A.dan tum sevenlerine...

http://fizy.com/#s/1ahwoa